Duruyorum ve düşünüyorum...
Bunca koşturmaca, heyecanla bir şeyler yapma isteği, mücadele...
Çaba,
Hayatımda acaba neleri kaçırıyorum?
Bana en çok ihtiyacı olduğu sırada ailemi, sevgilimi ihmal mi ediyorum?
Başlangıçta gösterdiğim sevgiyi, romantizmi sonradan esirgiyor muyum diye düşünüyorum...
Acıyı ve sevinci yeterince paylaştık mı acaba?
Sanki birisi arkamdan kovalıyormuşçasına yaşıyorum hayatı...
Ve en çok da sevdiklerimi ihmal ettiğim düşüncesiyle acı çekiyorum.
Onlarsız ne yapabileceğimi, nasıl duracağımı düşünemiyorum...
Tatminsiz mi oluyorum yoksa?
Sahip olduklarım ile yetinemiyor muyum yoksa?
Ne fayda ki yaralarım giderek büyüyor...
Kalabalıklar içinde yalnızlığımı yaşıyorum.
Yükseldikçe küçülen dünyayı görüyorum...
Aslında ne kadar da küçük bir dünyamız var diyorum...
Yalnızlık çırılçıplak koynuma giriyor...
Görüyorum,
Biliyorum,
Ama çaresizce ne yapacağımı bilemiyorum...
Sevgiyle umut veren dudakları arıyorum.
Ve evet biliyorum,
Başkasıyla olamam...
31 Ekim 2009 Cumartesi
31 Ağustos 2009 Pazartesi
İçine Hayat Kaçmış Hayatlar
Sessizlik hakkımı ihlal ediyorum:
Hayatımın tuzu biberi oldu artık içine hayat kaçmış hayatlar...
Defalarca yapılır da aynı hatalar,
yine de vazgeçilmez tekrarlamaktan.
Kızmıyorum aslında bu kusurlu hayatlara.
Tercih yapıyorlar;
adına heyecan, değişiklik diyerek...
Bile bile lades derler ama yine de vazgeçemezler...
Hep karşılarındakini suçlamak da vak'a alameti oluyor.
Artık sandığımdan da aptal olduklarını düşünüyorum onların...
Ve artık sınırlı aptallıklarıyla karşılaştığımı düşünüyorum.
Çünkü düşündüğümün fazlası var aptallık adına.
Ama şunu da bilsinler bence;
sizi dinleyenler de bu konuda çokça idmanlılar
ve üzgün size baksalar ya da klavye aracılığıyla üzgün smileyler gönderseler de
bilin ki bayılmıyorlar sizi dinlemeye.
Yaşadığınız o saçma ilişkilerinizi anlattığınız insanların hayat buzluklarında yer kalmadı...
Sizin o erkeklerin gülüşünde eriyen içi cinsellik dolu ilişkilerinizi saklamak istemiyor artık rahat hayatlar.
Bunun da farkına varın yani!
Pelerinsiz kahramanınızı başka hayatları doldurarak bulamazsınız!
Kendiniz için yaşamayı öğrenen bir an önce.
İçinize kaçanı çıkartmak başkalarının işi değil...
O kadar da beceriksiz olmadığınızı siz de iyi biliyorsunuz değil mi canlarım?
Hayatımın tuzu biberi oldu artık içine hayat kaçmış hayatlar...
Defalarca yapılır da aynı hatalar,
yine de vazgeçilmez tekrarlamaktan.
Kızmıyorum aslında bu kusurlu hayatlara.
Tercih yapıyorlar;
adına heyecan, değişiklik diyerek...
Bile bile lades derler ama yine de vazgeçemezler...
Hep karşılarındakini suçlamak da vak'a alameti oluyor.
Artık sandığımdan da aptal olduklarını düşünüyorum onların...
Ve artık sınırlı aptallıklarıyla karşılaştığımı düşünüyorum.
Çünkü düşündüğümün fazlası var aptallık adına.
Ama şunu da bilsinler bence;
sizi dinleyenler de bu konuda çokça idmanlılar
ve üzgün size baksalar ya da klavye aracılığıyla üzgün smileyler gönderseler de
bilin ki bayılmıyorlar sizi dinlemeye.
Yaşadığınız o saçma ilişkilerinizi anlattığınız insanların hayat buzluklarında yer kalmadı...
Sizin o erkeklerin gülüşünde eriyen içi cinsellik dolu ilişkilerinizi saklamak istemiyor artık rahat hayatlar.
Bunun da farkına varın yani!
Pelerinsiz kahramanınızı başka hayatları doldurarak bulamazsınız!
Kendiniz için yaşamayı öğrenen bir an önce.
İçinize kaçanı çıkartmak başkalarının işi değil...
O kadar da beceriksiz olmadığınızı siz de iyi biliyorsunuz değil mi canlarım?
Hayat Yansımaları:
2.Hayatlar
30 Ağustos 2009 Pazar
Kotalı Hayatlar
Gecenin sessizliğinde,
biraz ortadan kayboldum ve sakince düşündüm...
Perakende hayatların toptan alıcısı olmak ne ifade edecek,
benim için?
Şimdi ezan okunuyor...
Durup, düşünüyorum bir kez daha...
Gerçekten istiyor muyum diye,
hep yaralı olan yüreklere merhem olmayı...
Her yürek acısına,
başkalarının verdiği katmerli acılara,
ortak olmayı istiyor muyum diye...
Bazen deli olmak istiyorum.
Aklımca eseni yapmak,
sonra da iç sesimin haykırışlarına esir olmak istiyorum.
Belki de en güzeli kotalı bir hayata sahip olmak,
kotalı hayatlara ortak olmak...
Becerebilir miyim sence ha?
Bunu yapıp yapıp gece karanlığına atıp kendimi,
kaybolmayı başarabilir miyim?
Peki ya sonra...
Ya sonra açılacak olan o kara delikler...
O karanlık hayatlar ve
ardımda kalacak olan hüzün dolu hayat yaprakları...
Onlara ne olacak peki?
Kimi mutlu edecek bu hayat?
Evet ama buldum o aklımı karıştıran sorunun cevabını,
gecenin yalnız bıraktığı İstanbul sokaklarında...
Yalnız benim bileceğim cevabı...
İstanbul!
Bu gece benden karşılık beklemeden aldın koynuna,
sarmaladın tek gecelik bir ilişki değilmişcesine yalnızlığımı...
Sıcak havalarda,
donmak üzere olan yüreğime,
kotasız sevgilerin her daim var olacağını hatırlattın bana...
biraz ortadan kayboldum ve sakince düşündüm...
Perakende hayatların toptan alıcısı olmak ne ifade edecek,
benim için?
Şimdi ezan okunuyor...
Durup, düşünüyorum bir kez daha...
Gerçekten istiyor muyum diye,
hep yaralı olan yüreklere merhem olmayı...
Her yürek acısına,
başkalarının verdiği katmerli acılara,
ortak olmayı istiyor muyum diye...
Bazen deli olmak istiyorum.
Aklımca eseni yapmak,
sonra da iç sesimin haykırışlarına esir olmak istiyorum.
Belki de en güzeli kotalı bir hayata sahip olmak,
kotalı hayatlara ortak olmak...
Becerebilir miyim sence ha?
Bunu yapıp yapıp gece karanlığına atıp kendimi,
kaybolmayı başarabilir miyim?
Peki ya sonra...
Ya sonra açılacak olan o kara delikler...
O karanlık hayatlar ve
ardımda kalacak olan hüzün dolu hayat yaprakları...
Onlara ne olacak peki?
Kimi mutlu edecek bu hayat?
Evet ama buldum o aklımı karıştıran sorunun cevabını,
gecenin yalnız bıraktığı İstanbul sokaklarında...
Yalnız benim bileceğim cevabı...
İstanbul!
Bu gece benden karşılık beklemeden aldın koynuna,
sarmaladın tek gecelik bir ilişki değilmişcesine yalnızlığımı...
Sıcak havalarda,
donmak üzere olan yüreğime,
kotasız sevgilerin her daim var olacağını hatırlattın bana...
Hayat Yansımaları:
KOTALI HAYATLAR,
KOTASIZ SEVGİLER
Aşk Hikayem Yok Benim
Olmuyor, olmuyor...
Bir ileri iki geri işte...
Bazen düşünüyorum ne yapabilirim diye ama aklıma gelen her çözüm bir daha bulaşmamak üzere...
Hani diyoruz ya hep kalbinizden sevgiyi hiç eksik etmeyin diye,
Anlıyorum ki sevgiyi değil ama bazen sevgiliyi eksik etmek gerekiyor.
Aklım karışıyor,
Karanlık olsa da kapkara geceye sığınsam...
Samimiyetiyle sarar ya beni o,
biliyorum evveliyatından...
Yazın sıcağında keşke bir de gökler ağlasa ya benim için,
Boşlukları doldursa bedenimde,
düşen her damla...
Aşkı sonsuzluğa uğurlamak,
Denesem becerebilir miyim?
Hep bir şeyler eksik olur mu?
İçimde bir şey acıyor,
"Biraz ümitlere" yer vermek istemiyorum oysa ki hayatımda...
İnanmak istiyorum,
Ama işte her seferinde biraz da törpüleniyorum....
Boşluk doldurmacayı oyun olarak bile sevemedim,
Başkalarının sahibi olduğu hayatların boşluklarını nasıl doldurayım...
Kendi içimde yaşamalıyım belki de hep o kara sevdaları,
Hiç niyetlenmemeliyim başka hayatlarda yer edinmeye,
hayatlarını paylaşmaya...
Belki de en güzeli Teoman'a kulak vermek olsa gerek;
Bir ileri iki geri işte...
Bazen düşünüyorum ne yapabilirim diye ama aklıma gelen her çözüm bir daha bulaşmamak üzere...
Hani diyoruz ya hep kalbinizden sevgiyi hiç eksik etmeyin diye,
Anlıyorum ki sevgiyi değil ama bazen sevgiliyi eksik etmek gerekiyor.
Aklım karışıyor,
Karanlık olsa da kapkara geceye sığınsam...
Samimiyetiyle sarar ya beni o,
biliyorum evveliyatından...
Yazın sıcağında keşke bir de gökler ağlasa ya benim için,
Boşlukları doldursa bedenimde,
düşen her damla...
Aşkı sonsuzluğa uğurlamak,
Denesem becerebilir miyim?
Hep bir şeyler eksik olur mu?
İçimde bir şey acıyor,
"Biraz ümitlere" yer vermek istemiyorum oysa ki hayatımda...
İnanmak istiyorum,
Ama işte her seferinde biraz da törpüleniyorum....
Boşluk doldurmacayı oyun olarak bile sevemedim,
Başkalarının sahibi olduğu hayatların boşluklarını nasıl doldurayım...
Kendi içimde yaşamalıyım belki de hep o kara sevdaları,
Hiç niyetlenmemeliyim başka hayatlarda yer edinmeye,
hayatlarını paylaşmaya...
Belki de en güzeli Teoman'a kulak vermek olsa gerek;
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
